Dünya

İşgal Altındaki Topraklarda Hristiyanlara Yönelik Saldırılar Artıyor: Fanatik Yahudilerin Hedefinde Kutsal Mekanlar ve Din Adamları

İşgal altındaki topraklarda Hristiyanlara yönelik saldırılar artıyor. Fanatik Yahudiler kutsal mekanları ve din adamlarını hedef alırken, taciz ve nefret suçlarında ciddi yükseliş gözleniyor.

İşgal Altındaki Topraklarda Hristiyanlara Yönelik Saldırılar Artıyor: Fanatik Yahudilerin Hedefinde Kutsal Mekanlar ve Din Adamları

01 Mayıs 2026 Cuma tarihli güncel piyasa verilerine göre, işgal altındaki Filistin topraklarında yaşayan Hristiyan toplumu, fanatik Yahudilerin hedefi olmaya devam ediyor. Diğer dinlere mensup bireylere yönelik saldırılarıyla bilinen bu grupların, Hristiyanlara yönelik eylemleri giderek artıyor.

Kudüs'te Rahibe Saldırısı ve Katedral Önünde Taciz

Son olarak, işgal altındaki Doğu Kudüs'te bulunan Kudüs Fransız İncil ve Arkeoloji Okulu'nda görevli bir rahibe, bir İsraillinin saldırısı sonucu başından yaralandı. İsrail polisi, saldırganın ırkçı motivasyonla hareket ettiğinden şüphelenerek gözaltına alındı. Olayın güvenlik kamerası kayıtlarında, saldırganın rahibeyi iterek yere düşürdüğü ve ardından darp ettiği görüldü.

Benzer bir olay ise Aziz Yakup Katedrali önünde yaşandı. Güvenlik kameralarına yansıyan görüntülerde, bir fanatik Yahudi'nin katedral kapısına tükürdüğü, ardından kameraya orta parmak işareti yapıp haç işareti taklit ettiği anlar kaydedildi.

Sistematik Taciz ve Artan Saldırı Sayıları

Bu saldırılar, İsraillilerin işgal altındaki Doğu Kudüs ve Batı Şeria'da yaşayan Hristiyanların kutsallarına ve şahıslarına yönelik artan tacizlerini bir kez daha gündeme getirdi. Rossing Eğitim ve Diyalog Merkezi verilerine göre, 2024 yılında Hristiyanlara yönelik 157 saldırı rapor edilirken, bu sayı 2025'te 180'i aştı. Özellikle 2025'te Hristiyanlara yönelik taciz ve nefret suçlarında %63'lük bir artış kaydedildi.

Saldırıların büyük çoğunluğunun rapor edilmediği belirtilirken, 2025'te darp, itme ve biber gazı kullanımı gibi fiziksel saldırıların sayısı 61'i geçti. Tükürme eylemi, %60'lık oranla Doğu Kudüs'ün Eski Şehir bölgesinde en yaygın taciz biçimi olarak öne çıkıyor. Bunu hakaret, tehdit ve dini sembollere zarar verme eylemleri izliyor.

Cezasız Kalan Saldırılar ve Kutsal Mekanlara Yönelik Tehditler

İşgal altındaki topraklarda yaşayan Hristiyan toplumu, sistematik tükürme, darp, hakaret, kutsal sembollerin parçalanması, mezarlıkların tahrip edilmesi ve kilise duvarlarına ırkçı yazılar yazılması gibi çok boyutlu bir taciz dalgasıyla karşı karşıya. Ayrıca, kiliselerin kundaklanmaya çalışıldığı ve taşlandığı olaylar da rapor ediliyor.

İsrail makamlarının, Yahudilerin diğer inançlara yönelik saldırılarını sümen altı ettiği ve faillerin cezasız kaldığına dair eleştiriler de mevcut. Haaretz gazetesinin haberine göre, 2018-2020 yılları arasında cami ve kiliselere yönelik nefret suçu soruşturmalarının büyük çoğunluğu faili meçhul olarak kapatıldı.

Gazze'deki Kilise Saldırıları ve Uluslararası Tepki

Öte yandan, İsrail ordusunun Ekim 2023 sonrasında Gazze'de gerçekleştirdiği saldırılarda Hristiyan mekanlarının da hedef alındığı belirtiliyor. Gazze'deki hükümetin Medya Ofisi'ne göre, ABD destekli İsrail ordusunun saldırılarında Gazze Şeridi'ndeki camilerin yanı sıra Kutsal Aile, Aziz Porphyrius ve Baptist kiliseleri de birden fazla kez vuruldu. Özellikle beşinci yüzyıla tarihlenen Aziz Porphyrius Rum Ortodoks Kilisesi'nin yıkılması ve saldırılarda 18 Hristiyanın hayatını kaybetmesi uluslararası tepkiye neden olmuştu.