Müslüman aleminin büyük bir sabırsızlıkla beklediği Kurban Bayramı'nın yaklaşmasıyla birlikte, kurban ibadetine dair merak edilenler ve doğru bilinen yanlışlar Diyanet İşleri Başkanlığı Din İşleri Yüksek Kurulu tarafından aydınlatıldı. Kurban kesmenin Allah rızasını kazanma yolunda önemli bir ibadet olduğu vurgulanırken, bu ibadetle ilgili yaygın yanılgılara açıklık getirildi.
Kesimsiz Kurban Bağışı Dini Dayanak Bulmuyor
Kurban ibadetinin geçerli olması için belirli şartları taşıyan bir hayvanın usulüne uygun olarak kesilmesi gerektiği belirtildi. Sadece bağışta bulunmak veya sadaka vermek, kurban ibadetinin kendisi yerine geçmiyor. Bu nedenle, "kesimsiz kurban bağışı" adı altında yapılan yardımların dini bir temeli olmadığı ve kurban olarak kabul edilmediği ifade edildi.
Hisse Kavramı ve Vekaletle Kurban Kesimi
Bir kurban hissesinin yalnızca bir kişi için olduğu ve birden fazla kişinin tek bir hisseye ortak olabileceği düşüncesinin doğru olmadığı vurgulandı. Aynı hisseye birden fazla kişinin ortak olması durumunda kurban ibadetinin yerine gelmeyeceği belirtildi. Vekaletle kurban kesen kuruluşların ise yalnızca vekalet veren kişiler adına kesim yapabileceği açıklandı.
Kadınların Kurban Kesimi ve Hissedar Sayısı
Kadınların kurban kesim işlemini gerçekleştiremeyeceği yönündeki inanışın yanlış olduğu belirtildi. Kesim becerisine sahip olan herkesin, cinsiyeti ne olursa olsun kurban kesebileceği ifade edildi. Büyükbaş hayvanlarda hissedar sayısının tekli sayılarda (3, 5, 7 gibi) olması gerektiği yönündeki anlayışın da doğru olmadığı, 6 veya daha az sayıda kişinin de ortak olabileceği aktarıldı.
Kurban Eti Dağıtımı ve Seferi Olanın Kurbanı
Kurban etlerinin mutlaka 7 fakire dağıtılması gerektiği gibi bir zorunluluğun bulunmadığı açıklandı. Kurban sahiplerinin, etin bir kısmını ihtiyaç sahiplerine, bir kısmını akraba ve komşularına dağıttıktan sonra kalanını kendi evlerinde kullanabilecekleri belirtildi. Seferi (yolcu) durumda olan bir kişinin kestiği kurbanın da geçerli olduğu, bu kişinin daha sonra memleketine döndüğünde yeniden kurban kesmesinin gerekmediği ifade edildi.
Diğer Yanlış Bilinenler
Kurban kanının alna veya eşyalara sürülmesinin yanlış bir inanç olduğu belirtildi. Ayrıca, insanların topluca Hz. Peygamber adına kurban hissesine girmeleri gibi bir uygulamanın İslam'da yer almadığı vurgulandı. "Kabir kurbanı" veya "ölü kurbanı" gibi bir kurban türünün bulunmadığı, ölen kişinin vasiyeti olmadıkça adına kurban kesilmesinin gerekmediği aktarıldı. Son olarak, kurbanlık hayvanlarda yaş gibi bazı şartların, adak, akika veya şükür kurbanlarında gerekli olmadığı yönündeki inanışın da yanlış olduğu belirtildi.