İsrail'in, barış ve insani yardım amacıyla yola çıkan Küresel Sumud Filosu'na yönelik saldırısı, Türkiye'de büyük yankı uyandırdı. İstanbul ve Ankara'da düzenlenen protesto gösterilerinde, saldırı sert bir dille kınanırken, uluslararası hukukun hiçe sayıldığına dikkat çekildi.
İstanbul'da Öfke Dolu Tepki
İstanbul'da, akşam namazının ardından Levent'teki Barbaros Hayrettin Paşa Camisi'nde toplanan kalabalık, İsrail'in İstanbul Başkonsolosluğu önüne yürüdü. Burada Filistin'e Destek Platformu Başkanı Osman Nuri Kabaktepe, İsrail'in insanlığın sesi olan filoya yaptığı saldırıya karşı bir araya geldiklerini belirtti. Kabaktepe, "İsrail ne kadar haydutluk yapsa da biz, Filistin'in Gazze'nin yanında olmaya devam edeceğiz. Burada mazlumun yanında, zalimin karşısında olduğumuzu haykırıyoruz," diyerek kararlılıklarını dile getirdi.
Özgür Düşünce ve Eğitim Hakları Derneği (Özgür-Der) Genel Başkanı Rıdvan Kaya ise filodakilerin İsrail tarafından engellendiğini vurgularken, "Belki yardımları Gazze'ye hiç ulaşmayacak ama biz şunu biliyoruz ki Sumud Filosu'ndakilerin ve bizlerin duaları, sesleri çoktan Gazze'ye ulaştı," dedi. Yeni Bir Dünya Sanayici ve İş Adamları Derneği (YENİAD) Genel Başkanı Selman Esmerer de İsrail'in 22 gemiye müdahale etmesinin ardından tüm dünyanın ayağa kaldırılması gerektiğini ifade ederek, "Bu katillere yeryüzünü dar etmemiz gerekir. Bunlar, Gazze'de 80 bin yavrumuzu, insanımızı, Müslüman'ı katletti. 200 bin insanımızı yaraladı," şeklinde konuştu.
Ankara'da Siyonist Çeteye Lanet
Ankara'da ise ABD'nin Ankara Büyükelçiliği önünde toplanan grup, ellerinde Türk ve Filistin bayraklarıyla İsrail ve ABD aleyhine sloganlar attı. Grup, taşıdıkları pankartlarda "Kararlılık ve umudun sesi olan Sumud'u selamlıyoruz" ve "Siyonist çetenin uluslararası sularda Sumud Filosu'na saldırısını lanetliyoruz" ifadelerine yer verdi.
HÜDA PAR Genel Başkan Yardımcısı ve Mersin Milletvekili Faruk Dinç, filodaki gemilerin barışçıl bir eylem yaptığını ve içinde oyuncak, ilaç, su gibi insani yardım malzemeleri bulunduğunu belirterek, "Gazze'deki bu ablukanın kırılmasını, bu soykırımın durmasını istiyorlar," dedi. Dinç, alıkonulanların bir an önce serbest bırakılması ve yaşananların hesabının sorulması gerektiğini vurguladı.
Memur-Sen Genel Başkan Yardımcısı Levent Uslu, İsrail'in bu saldırılarla her türlü barışçıl girişimi boğmaya çalıştığını belirterek, bunu açık bir terör saldırısı ve haydutluk olarak nitelendirdi. Uslu, "Siyonist terör şebekesi, uluslararası hukuku tanımadığını, haydutlukta ısrar ettiğini göstermiş, soykırımcı kimliğiyle sabıkalı rezil siciline yeni suçlar eklemiştir," dedi. Bu saldırıyı bir korsanlık faaliyeti ve insan kaçırma olayı olarak tanımlayan Uslu, "Dünya artık susmamalı. Bu korsanlığa 'dur' denmelidir," çağrısında bulundu.
ANFİDAP Dönem Sözcüsü Prof. Dr. Özkan Ünal da İsrail rejiminin, gemileri durdurarak yardımı engelleyebileceğini sandığını ancak yanıldığını söyledi. Ünal, "Her bir şehidimiz, her bir tutsak edilen kardeşimiz, bu direniş meşalesini daha da güçlendiriyor. Gazze bugün bir açık hava hapishanesinden, küresel bir direniş okuluna dönüşmüştür," ifadelerini kullandı. Alıkonulan aktivistlerin serbest bırakılması, insani yardım engellerinin kaldırılması ve uluslararası toplumun yaptırım uygulaması çağrısında bulundu.
Protesto gösterileri, Kur'an-ı Kerim tilaveti ve İsrail aleyhine sloganlar atılmasının ardından sona erdi. Alıkonulan aktivistlerin platforma gönderdiği mesajlar da dinletildi.