Kadıköy Süreyya Operası, geçtiğimiz günlerde sanatseverleri büyüleyici bir müzik yolculuğuna çıkardı. Ünlü çellist Selin Nardemir Önertürk ve yetenekli piyanist Zümrüt Alieva, sahne performanslarıyla dinleyicilerden tam not alırken, yeni albümleri 'Sözsüz Şarkılar'ın ruhunu canlı bir şekilde yansıttılar.
Konser sonrasında Anadolu Ajansı muhabirine açıklamalarda bulunan Önertürk, albümün hazırlık sürecine dair önemli detaylar paylaştı. "Viyolonselin insan sesine en yakın enstrüman olması sebebiyle, onun doğasını vurgulayan bir düzen oluşturmak istedik" diyen Önertürk, albümde romantik eserleri bir araya getirdiklerini ve toplam 13 esere yer verdiklerini belirtti. Çoğu şan ve piyano için yazılmış bu eserlerin, viyolonsel ve piyano ile adeta şarkı söyler bir havada icra edildiğini vurgulayan sanatçı, albüm kapağının da bu felsefeyi yansıtan 'Sözsüz Şarkılar' başlığını taşıdığını ekledi.
Sahnenin Büyüsü ve Müziğin Derinliği
Sahne performansının albüm kaydından farklı bir dinamik taşıdığına dikkat çeken Selin Nardemir Önertürk, "Çalarken bir tılsım ve anın içinde akmanın verdiği bir azim var, bunun içinde bir derinlik var. Sahnenin sihri diyebilirim, heyecanın içinde aslında ana özel duygu yatıyor" ifadelerini kullandı. Konsere gelen dinleyicilerin enerjisinin kendilerini etkilediğini ve ellerinden gelenin en iyisini onlara sunmaya çalıştıklarını dile getiren Önertürk, asıl amaçlarının eserin anlatmak istediğini seyirciye aktarmak ve bu noktada ortak bir buluşma sağlamak olduğunu söyledi.
Piyanist Zümrüt Alieva ise Selin Nardemir Önertürk ile olan uzun soluklu işbirliklerinden duyduğu memnuniyeti dile getirdi. "Bizim beraberliğimiz Selin'le çok uzun yıllara dayanıyor, 8,5 yaşından beri... Benim meslektaşım, gururluyum ki beraber bu müziği yaptık" diyen Alieva, kayıt sürecinin zorluğuna rağmen albümü iki günde tamamladıklarını, bunun normalden çok daha kısa bir süre olduğunu belirtti.
Enstrüman: Kıskanç Bir Dost
Müziğin ve enstrüman çalmanın gerektirdiği disipline vurgu yapan Alieva, enstrümanı "gerçek bir arkadaş" olarak tanımladı. "Seni hiçbir zaman satmaz, senin sırrını kimseye söylemez fakat acayip kıskanç. 'Her gün benimle ilgilen, bana dokun, benimle çalış' der" sözleriyle enstrümanla olan bağını anlatan Alieva, çalmanın ve çalışmanın farkını anlatmaya çalıştıklarını ve bunun büyük bir disiplin gerektirdiğini ifade etti.
Konser programında Franz Schubert, Gabriel Faure ve Felix Mendelssohn başta olmak üzere, 19. yüzyıl sonu romantik geleneğine ait birbirinden değerli eserler seslendirildi. Bu özel gece, hem albümün tanıtımı hem de iki usta sanatçının sahnedeki uyumuyla dinleyicilere unutulmaz anlar yaşattı.