Sakarya, süs bitkiciliği alanındaki güçlü konumuyla dikkat çekmeye devam ediyor. Sakarya Ticaret ve Sanayi Odası (SATSO) öncülüğünde, Hendek 2. Organize Sanayi Bölgesi'nde kurulan Doku Kültürü Laboratuvarı, hem yerel hem de uluslararası pazarlar için yüksek kaliteli fide ve tohum üretimiyle öne çıkıyor.
Kapasite Artışı ve Yeni Laboratuvar
Geçtiğimiz yıl Sakarya Büyükşehir Belediyesi'nin desteğiyle Sapanca'da faaliyete geçen ikinci laboratuvarın da devreye girmesiyle, yıllık fide üretim kapasitesi 30 milyon adede ulaştı. Bu tesisler, özellikle süs bitkileri yetiştiriciliğinde önemli bir rol oynuyor.
Rekor İhracat ve Gelir Hedefleri
Geçtiğimiz yıl, laboratuvarlarda üretilen 8,5 milyon fide, büyük ölçüde Almanya başta olmak üzere çeşitli ülkelere ihraç edilerek 1 milyon avro gelir elde edilmesini sağladı. Bu başarı, sektördeki potansiyeli gözler önüne seriyor. Bu yıl ise 15 milyon ürün karşılığı 2 milyon avro ihracat geliri hedefleniyor. Yılın ilk üç ayında ise şimdiden 1,7 milyon ürün yurt dışına gönderildi.
Kadın İstihdamı ve Sektörel Gelişim
Bu önemli üretim tesislerinde, büyük çoğunluğu kadınlardan oluşan 92 kişi istihdam ediliyor. Bu durum, hem ekonomik kalkınmaya hem de kadınların iş gücüne katılımına önemli bir katkı sağlıyor.
SATSO Başkanı Altuğ'dan Gelecek Vizyonu
SATSO Yönetim Kurulu Başkanı Akgün Altuğ, Sakarya'nın 30 yıldır süs bitkisi üretiminde önemli bir merkez olduğunu belirtti. Altuğ, amatörce başlayan bu sektörün artık kurumsal yatırımlarla büyüdüğünü vurgulayarak, şunları söyledi: "SATSO olarak, üreticilerimize ve firmalarımıza destek olmak amacıyla bu laboratuvarları hayata geçirdik. Hedefimiz, kapasiteyi artırmak, ithal ikameyi sağlamak ve üreticilerimize güçlü bir altyapı sunmaktır."
Doku Kültürü Teknolojisinin Avantajları
Altuğ, doku kültürü laboratuvarlarında üretilen fidelerin hastalıktan ari ve sürdürülebilir bir şekilde yetiştirildiğini belirterek, bu teknolojinin Türk tarımına büyük avantajlar sağladığını ifade etti. Sadece süs bitkileriyle sınırlı kalmayıp, fındık, ceviz, Antep fıstığı, çay gibi birçok ürünün de bu yöntemle üretilebileceğinin altını çizdi. Bu sayede Türkiye'nin tarımsal üretiminde önemli bir katma değer yaratılması hedefleniyor.