01 Mayıs 2026 Cuma tarihli güncel piyasa verilerine göre, Türkiye çelik sektörü 2026 yılının ilk çeyreğini hem üretim hem de tüketim rakamlarında kayda değer artışlarla tamamladı. Türkiye Çelik Üreticileri Derneği (TÇÜD) tarafından paylaşılan bilgiler, sektörün dinamik bir performans sergilediğini ortaya koyuyor.
Ham Çelik Üretiminde Yüzde 5,3'lük Artış
Mart 2026'da Türkiye'nin ham çelik üretimi, bir önceki yılın aynı ayına kıyasla %6,4'lük bir sıçramayla 3,3 milyon tona ulaştı. Yılın tamamına yayılan ilk çeyrek diliminde ise bu artış %5,3'e ulaşarak toplam üretim 9,7 milyon ton olarak kaydedildi. Bu rakamlar, Türk çelik sanayisinin üretim kapasitesindeki olumlu ivmeyi gözler önüne seriyor.
Tüketim Rakamları da Yükselişte
Üretimdeki artışa paralel olarak, nihai mamul tüketimi de dikkat çekici bir yükseliş gösterdi. Mart ayında tüketim, geçen yıla göre %20,9'luk bir artışla 3,2 milyon ton seviyesine çıktı. İlk çeyrek genelinde ise tüketim %8,9'luk bir artışla 9,9 milyon tona yükselerek iç pazardaki canlılığı teyit etti.
İhracat ve İthalat Dengeleri Değişiyor
Çelik ürünleri ihracatı mart ayında miktar bazında %5 artışla 1,5 milyon ton, değer bazında ise %0,5'lik bir artışla 1 milyar dolara ulaştı. Ancak, yılın ilk çeyreği genelinde ihracat miktarında %6,8'lik bir düşüşle 3,5 milyon ton, değerinde ise %9,4'lük bir gerilemeyle 2,3 milyar dolar seviyesi görüldü. Buna karşılık, ithalatta mart ayında miktar %38,2 artışla 1,6 milyon ton, değer ise %23,4 artışla 1,1 milyar dolar oldu. İlk çeyrek toplamında ise ithalat miktar olarak %2,6 artarak 4,3 milyon tona çıkarken, değer olarak %1,5 azalarak 3 milyar dolara geriledi.
İhracatın İthalatı Karşılama Oranında Düşüş
Bu değişimler sonucunda, geçen yılın ilk çeyreğinde %84,5 olan ihracatın ithalatı karşılama oranı, 2026'nın ilk çeyreğinde %77,8'e geriledi.
TÇÜD Genel Sekreteri Yayan'dan Değerlendirmeler
TÇÜD Genel Sekreteri Veysel Yayan, küresel gelişmelerin sektöre etkilerine dair önemli açıklamalarda bulundu. Yayan, Körfez ve Orta Doğu'daki jeopolitik gerilimlerin tedarik zincirlerini yeniden şekillendirdiğini belirtti. Özellikle Çinli üreticilerin maliyet baskısı nedeniyle daha temkinli hareket etmesinin, Türkiye için Avrupa pazarında yeni fırsatlar yarattığını vurguladı. Yayan, coğrafi yakınlık ve kalite avantajının Türk çeliğini Avrupa'da daha görünür kıldığını ifade etti.
Maliyet Baskıları ve Korumacılık Eğilimleri
Hurda ve enerji fiyatlarındaki hızlı artışlar ile navlun ve sigorta giderlerindeki yükselişin üretim maliyetlerini artırdığına dikkat çeken Yayan, bu durumun sektörün rekabet gücünü zorladığını söyledi. Ayrıca, Avrupa Birliği'nin ithalatı sınırlamaya yönelik yeni düzenlemelerinin sektör için önemli bir gündem maddesi olduğunu belirtti. Yayan, Çin, Hindistan ve Endonezya gibi ülkelerin çelik sektöründeki büyüme stratejilerine ve Birleşik Krallık'ın çelik sektörünü kritik ilan ederek kota seviyelerini düşürme kararına da değindi. Bu küresel korumacılık eğilimleri karşısında, Türkiye'nin de çelik sektörünü dampingli ithalata karşı aktif olarak korumasının hayati önem taşıdığını vurguladı.