Teknoloji

Efsane Yeniden Doğdu: 1966 Mustang'e Tesla Kalbi ve Otonom Sürüş Gücü!

Klasik 1966 Ford Mustang, Kaliforniya'da Tesla Model 3 altyapısı ve Full Self-Driving (FSD) özelliğiyle elektrikli bir canavara dönüştürüldü. Geçmiş ve gelecek bir arada!

Efsane Yeniden Doğdu: 1966 Mustang'e Tesla Kalbi ve Otonom Sürüş Gücü!

Klasik otomobillerin ruhu ile modern elektrikli araç teknolojisinin sınırlarını zorlayan projeler arasına bir yenisi daha eklendi. ABD'nin Kaliforniya eyaletinde, bir otomobil parça işletmecisi, 1966 model efsanevi Ford Mustang'i tamamen işlevsel bir Tesla'ya dönüştürerek otomobil dünyasında büyük yankı uyandırdı. Üstelik bu dönüşüm sadece elektrikli bir güç aktarma sistemiyle sınırlı kalmadı; araçta Tesla'nın çığır açan "Full Self-Driving" (FSD) özelliği de aktif olarak çalışıyor.

Geçmişten Geleceğe Köprü Kuran Proje

Bu iddialı projenin arkasındaki isim, Sacramento yakınlarındaki Rancho Cordova'da faaliyet gösteren Calimotive Auto Recycling'in sahibi Yaro Shcherbanyuk. Tesla ve Rivian araç parçaları konusunda uzmanlaşan şirketi sayesinde Shcherbanyuk, bu karmaşık dönüşüm için gerekli hem donanıma hem de teknik bilgiye sahipti. Mustang'i 2022 yazında Facebook Marketplace üzerinden satın alarak başlayan süreç, yıllar süren titiz bir çalışmanın ürünü oldu.

Başlangıçta Tesla Model S'in güç aktarma sisteminin kullanılması düşünülse de, aracın tamamen sökülmesinin ardından Model 3 bataryasının 1966 Mustang'in gövdesine neredeyse kusursuz bir şekilde uyum sağladığı fark edildi. Ekip, 2024 Tesla Model 3'ün taban yapısının ve koltuklarının üç ayrı bölümünü Mustang şasisine entegre etmeyi başardı. Batarya paketi ise aracın orijinal boyutlarını koruyacak şekilde özel olarak kısaltıldı. Ortaya çıkan sonuç, klasik Mustang'in ikonik tasarımını muhafaza ederken, altında çift motorlu bir Tesla Model 3 altyapısı barındıran eşsiz bir yapı oldu. Bu sistem yaklaşık 400 beygir güç üretiyor ve aracı 0'dan 100 km/s hıza sadece 3,5 saniyede ulaştırabiliyor.

60 Yıllık Otomobilde Otonom Sürüş Devrimi

Bu projeyi sıradan bir elektrikli dönüşümden ayıran en çarpıcı özellik ise yazılım entegrasyonu. Shcherbanyuk ve ekibi, Mustang üzerine Tesla'nın kamera sistemlerini başarıyla entegre ederek Autopilot, Sentry Mode ve en önemlisi "Full Self-Driving" (Denetimli Otonom Sürüş) özelliklerini aktif hale getirdi. Bu, aracı muhtemelen Tesla dışındaki bir platformda FSD'yi tam anlamıyla çalıştırabilen ilk otomobil konumuna taşıyor. Sistemin sadece teorik bir entegrasyon olmaması, tamamen işlevsel olması projenin büyüklüğünü gözler önüne seriyor.

Aracın iç mekanı da yine Tesla'yı yüksek oranda anımsatıyor. Tüm araç fonksiyonları, Model 3'ten alınan 15 inçlik dokunmatik ekran üzerinden kontrol ediliyor ve yazılım güncellemeleri kablosuz olarak alınabiliyor. Ayrıca, Cybertruck tarzı "yoke" direksiyon simidi ve Tesla kaynaklı ısıtmalı-soğutmalı koltuklar da konforu artırıyor. Şarj portu ise klasik Mustang'in yakıt kapağının bulunduğu arka bölgeye ustaca konumlandırılmış.

Yapılan test sürüşlerinde, aracın yaklaşık yüzde 80 doluluk seviyesinde 310 km menzil sunduğu belirtiliyor. Enerji tüketimi ise mil başına 258 watt-saat (yaklaşık 1.6 km'de) seviyesinde. Bu değer, aerodinamik açıdan daha dezavantajlı bir gövdeye sahip olmasına rağmen, standart bir Tesla Model 3 ile benzer, hatta bazı durumlarda daha iyi bir verimlilik anlamına geliyor. Bu proje, otomotiv mühendisliğinde geçmişle geleceği harmanlama potansiyelini bir kez daha kanıtlıyor.